Konum
Anasayfa > multimedya > Makaleler (Yazılar) > ‘Ev Hali’ / ROLL (2001)

‘Ev Hali’ / ROLL (2001)

1990 doğumlu Kesmeşeker on yıllık macerası boyunca “dipten ve derinden” gitti. Kesmeşeker’in lokomotifi Cenk Taner, şimdi grubu tatile çıkardı. Artık sadece elinde akustik gitarı, önünde mikrofonu var. Yeni albümü “İzin Vermedi Yalnızlık” üzerinde, Cenk Taner’le oturduk; hem Kesmeşeker’i hem de yeni albümü konuştuk.

Kesmeşeker’in on yıllık yolculuğunu bugün nasıl değerlendiriyorsun?

Cenk Taner: İlk yola çıktığımızda gençtik ve heyecanlıydık. Kesmeşeker’i hep uzun soluklu bir grup olarak kuruyordum kafamda, biraz da benim grupçuluk anlayışımdan dolayı. Beatles’ı dinleyerek bu işe başladım. Bu devamlılık hali hem bir temenni hem de bir düsturdu ve o zaman için olur, olmalı gibi görünüyordu.

Ama Kesmeşeker deyince ilk akla gelen şeylerden biri de, neredeyse her albümde yaşanan kadro değişiklikleri oldu…

Bizden kimse atılmadı. Tüm müzisyenlerin hayat tavbimleri her grubun takviminden önde oldu. Bunun için onları suçlamak yersiz olur. Okullar, askerlikler, yan grup projeleri, iş öne geçti hep. İnsanlara bu devamlılık durumu ağır geldi. Grup olabilme işi zorlaştıkça daha çok kapandık galiba. Türkiye’de grup olabilmek çok zor bir şey. Grupta tüm çalanlar sağ olsun, ama o dönemlerde üslup ve sound anlamında benim hayal ettiğim Kesmeşeker’e çok ters düşecek müzisyenler de yer aldı. Başka bir ülkede müzik yapıyor olsaydım ve müzisyen alternatiflerim olsaydı, bu arkadaşları gruba çağırmazdım. Kafamda başka bir Kesmeşeker sound’u vardı, onu hiç bulamadık. Grup olabilmek için aynı şeyleri hissetmek ve paylaşmak gerekiyor.

Kaynak: Duygu Çalışkan (Arşiv)

Hep sound’dan bahsediyorsun ama, Kesmeşeker’de genellikler sözlerinin ön planda olduğu hissediliyordu…

Evet, benim için söz ön planda oldu hep. Bob Dylan, James Taylor, Tom Petty gibi ozanlara yakın hissettim kendimi. Rolling Stones’dan özellikle de Richards’dan rock’n roll tarafımı aldım.

Hep elinde siyah Fender Telecaster’ıyla göründün…

Dinlediğim, örnek aldığım tüm adamlar Telecaster çalıyor; Springsteen, Neil Young, Dylan, Keith Richards…

Solo albümünde ne bas var ne davul. Bu çizgide bir albüm fikri ne zaman ortaya çıktı?

“İnsülin” albümünde bu çizgide birkaç parça vardı. Bu albümün tohumu kafama o zamanlarda düştü. Grup yürümüyordu, ben de evde bu projeye yoğunlaştım. Bu albüm bir “ev hali” albümü. Çok sessiz ve sakin bir albüm. Bir itirafname gibi, çok kişisel. Bu bir nevi soyunmak gibi. İtiraf edip arınıyorsun, gizlin saklın kalmıyor.

Kesmeşeker ve Cenk Taner dinleyicisi hakkında neler biliyorsun?

Sessiz sakin, kendi halinde insanlar… Bu koşuşturma telaşıyla derdi olanlar. Her kesimden ve yaştan dinleyicisi oldu Kesmeşeker’in… Mesela bizi hep göz önünde istediler, ama klibimiz olmadığı için de çok mutlu oldular. “Kimseyle paylaşmayalım, benim grubum olarak kalsın” hali oldu hep.

Son dönemlerde Kesmeşeker çok az konser verdi. Artık tek başınasın ve elinde akustik gitarın… Daha çok konser verme durumu söz konusu mu?

Pek bir şeyin değişeceğini sanmıyorum.

Kesmeşeker ne olacak peki?

Yeni ve taze bir enerjiye ihtiyacı var. Şu anda ne olacağını bilmiyorum. Gerçi ve bas ve davulla çalmayı özlüyorum ama…



Röportaj: Sarp Keskiner
ROLL / Haziran 2001

Kaynak: Duygu Çalışkan (Arşiv)

Bir Cevap Yazın

Top