Konum
Anasayfa > multimedya > Makaleler (Yazılar) > Metin Kurt yalnız değil ki! / Birgün / Şubat 2012

Metin Kurt yalnız değil ki! / Birgün / Şubat 2012

Kesmeşeker grubunu çok severim açıkçası. Son albümlerinin kapağında Metin Kurt’u görünce sevindiğimi ve şaşırdığımı söyleyebilirim; çünkü Metin Kurt’u daha çok severim. ”Kadıköy Sound” olarak nitelendirebileceğimiz anlayışın kurucularından Kesmeşeker özellikle Kadıköy’de tutkulu bir dinleyici kitlesine sahip. Peki nedir bu Kadıköy Sound? 22 yıllık bir Kadıköylü olarak şunu söyleyebilirim: 1990 sonrası genç kuşağın ve üniversitelilerin rock-heavy metal, alt-karşı kültür, Beat ve anarşizm çerçevesinde harmanladıkları, aynı zamanda Bülent Ortaçgil, Fikret Kızılok gibi kent ozanlarının şiirsel duyarlılıklarıyla somutlanan, kırılgan, alaycı, içe çekilen ve yer yer kaybeden söyleminin estetik yönünden beslenen bir ses. Bunun Moda-Bağdat Caddesi-Bostancı hattı ve Kadıköy’ün oturmuş bir orta sınıf yüzeyi ve özgürlükçülüğünde kuluçkasını tamamlayan bir ses olduğunu da ekleyelim tam olsun.

SADECE RETRO OLMASIN

O dönemin özellikle Kadıköy’de görünürleşmeye başlamış sol-sosyalist öğrenci atmosferi düşünüldüğünde Kadıköy Sound oluşumları iyi niyetli, hijyen ve politikaya uzak olmasa da çekingen görünürlerdi. Bugün bu “sound” köpürdüğü Akmar Pasajı ve beyaz kazlı Çarşı’dan, ucuz çay ocakları ve “leş” barlardan hayli uzakta, 90’ların ikinci yarısından sonra “mutenaşlaşmış” Kadife Sokak’ta yaşıyor artık. İşte bunu düşününce sosyalist futbolcu Metin Kurt’un albüm kapağında olması sevindirdi beni, ama günümüzün kültleştirme, retro ve efemera kültürü düşünüldüğünde hafiften tedirgin olmadım değil… Çünkü bu stratejilerin de önemli merkezlerinden biri Kadıköy sayılır… Tabii aynı dönemin tutunamayan ve kaybeden retoriği düşünüldüğünde Metin’e adanan şarkının yalnızlık başlığını taşıması da rahatsız etti beni. Onun yıllara yayılmış zor ve örgütlü spor mücadelesi düşünüldüğünde, Metin Kurt’u bir tutunamayan ve yalnız imgelemek çok da gerçekçi değil; Kadıköy Sound Metin Kurt’u yalnızlık ve kaybeden imgesiyle sevebiliyor sanki. Her neyse bütün bu endişelere rağmen ‘Kesmeşeker’in ona ilgi göstermesi gayet güzel bir şey. Her neyse 18 Şubat’ta ‘Kesmeşeker’ solisti Cenk Taner’in ‘İkametgâh Kadıköy’ etkinlikleri çerçevesinde Karga’da konseri olduğunu öğrenince, uzun zamandır görmediğim Metin Kurt’u arayıp beraber gitmeyi teklif ettim. Benim için gerçekten önemli bir şeydi, hakkında şarkısı yapılmış bir insanla beraber çok sevdiğim bir müzisyeni dinleyecektim. Konser vakti gelince salona çıktık, Metin Abi’ye bir sandalye ayarlayıp başladık güzel şarkıları dinlemeye. Yaş ortalaması hayli genç bir kitle düşünüldüğünde Metin Abi’nin bir anıt gibi salonda bulunması gerçekten etkileyiciydi… Ama yine de insanlar onun kim olduğunu merak ediyorlardı, fısıltılardan anlayabiliyordum bunu. Fakat zaman ilerledikçe Metin Kurt’un yüzündeki sıkıntı titreşimlerini fark etmeye başladım. Çünkü salona takdim edilmemişti, ve hakkında yazılmış şarkı da yoktu repertuarda. Çok mütevazı biri olmasına rağmen yine de bir takdimi hakkederdi diye düşünüyorum; ve hakkında yazılmış güzel şarkıyı gençlerle birlikte dinlemek isterdi. Hatta mücadele ettiği sosyalist spor mücadelesiyle ilgili 1-2 cümle bile ederdi. O zaman bir albüm kapağı şık bir grafik efemerası olmaktan da çıkardı.  Neyse zaman ilerledikçe Metin Abi’nin sinirlendiğini anladım (ki mütevazılığı kadar sinirliliğiyle de ünlüdür kendisi) ve alelacele dışarı çıkarttım. Evet Kadıköy Sound yine şaşırtmadı beni yani… O gece konserde çalınmasa da şarkıyı buraya alalım ve Metin Kurt’a hediye edelim… Yalnız değilsin abi!

ALİ ŞİMŞEK / 21 Şubat 2012

 

Bir Cevap Yazın

Top