Konum
Anasayfa > multimedya > Röportajlar > Dehşetzine Röportajı / 1998

Dehşetzine Röportajı / 1998

Dehşet: Kesmeşeker ”insülin” albümüne gelene kadar birçok eleman değişikliği yaptı. Bunun nedeni neydi?

Cenk : Kesmeşeker’den atılan eleman yoktur. Türkiye’deki hayat şartlarından dolayı kimisi askere gitti, kimisi de evi geçindirmek zorunda kaldı.

Dehşet : Eleman değişiklikleri Kesmeşeker’in özünü etkiledi mi?

Cenk : Söz ve müzikler bana ait olduğu ve vokali de ben yaptığım için özü aynı kaldı. Tek zorluk gruba yeni gelen isimlere grubun felsefesini anlatmak ve dinleyicilerle olan ilişkisini anlatmak.

Dehşet : “‘İnsülin” albümü dinleyicilerinize ilaç gibi gelebilir ama grubu yeni keşfetmiş insanlar albüm­den nasıl etkilenecek?

Cenk : Bu albümü keşfeden insanların geriye dönüp diğer albümleri elemeleri gerekiyor. Kesmeşeker bir albümle benimsenecek bir grup değil.

Dehşet : Albümde ilk dikkati çeken parçalar ‘İşte Güneş” ve “Henüz Onlar Bunları Bilmiyor”. Parçaların oluşum süreci hakkında bilgi verir misiniz?

Cenk : İşte Güneş’i yarım saat kadar bir sürede oluşturdum. Bir anda geldi ve bir anda gelen parçalar çok iyi olur. Parçayı lise yıllarından feis olarak yazdım. Gelen mektuplarda, özellikle iğrenci kesimi parçayı benimsemiş durumda. Henüz Onlar Bunları Bilmiyor adlı parçayı da 1996 yılında yaptım. Biraz ters zamanlanma geldiği için böyle olum­suz çıktı. Yazılışı olumsuz ama müzik içeriğinde yaşama sevinci varolan bir parça.

Dehşet : Albümün genelinde protest bir yak­laşım var. Ama bunu veriş şekliniz çok sakin. Sözlerinizi müzikle orantıda yapıyorsunuz..

Cenk : İnsülin albümü bizim en protest albümümüz oldu. Biz içsel acılardan yola çıkarak bir genele varmak istiyoruz. Çünkü herkes aynı acılan çekiyor ama biz dile getirebildiğimiz için şanslıyız.

Dehşet : Acıların Kralı biraz arabesk bir isim değil mi?

Cenk : Evet öyle, ama bizimkisi bir çelişkiyi veriyor. Yani biz acıların çocuğu değil, acıların kralıyız. Krallığa dikkat çekiyoruz.

Dehşet : Çok sert bir albüm düşünüyor musunuz?

Cenk : Gitaristimiz Can ALPER çok sert soundların adamıdır. Ama biz onları Kesmeşeker potansiyeli içinde eritiyoruz. Daha heavy soundlara değil de daha modern soundlara veriyoruz. İlk albümdeki S.O.S ve Gerçekten Özleyince Kesmeşeker’in tarzım yansıtan parçalardır. Modem rocktır.

Dehşet: Bar veya konser projeniz var mı?

Cenk : İstanbul’da iki konserimiz oldu. Bar olarak da Peyote Bar’da çıkıyoruz. Mayıs ayında devamlı konser olacak.

Dehşet : Piyasada birçok rock grubu var. Onlar arasında kendinizi nerede görüyorsunuz?

Cenk : Grupların arasında rütbe farkı var. Kesmeşeker’i 8 seneden ve 4 albümden sonra kıdemli bir grup olarak görebiliriz. Düzenli olarak her iki senede bir albüm yaptık. Nedeni de, 3 sene albüm yapmazsan bir lise dönemini kaçırmış oluyorsun. İnsanlarla bağlarımızı sıkı tutuyoruz.

Dehşet : Bu albümde Kesmeşeker’i daha olgun gördüm. Bu albüme ”bir olgunluk dönemi albümü” diye­bilir miyiz?

Cenk : Evet bu albümde Kesmeşeker’in olgun­luk dönemine girişi olarak görüyorum. Bizim amacımız 20 senelik bir grup olmak. Devamlı albüm yapabilmek. Bundan somaki albümün şarkılarını hazırlamaya başladık. 2000 senesinde çıkarmayı düşünüyoruz. Grup olarak sözel ağırlığımız devam edecek. Müzik olarak çok beklenmedik şeyler yapabiliriz. Rock çok özgür bir müzik. Dinleyicilerin de bağnaz olmaması gerekiyor.

Dehşet : Eski  albümlerinizdeki şarkıların hala radyo ve TV’de ilgi görmesi hakkında ne düşünüyorsun?

Cenk  :  Bu zamana karşı direndiğimizi ve yeni kuşaklara ulaşabildiğimizi gösteriyor.   Son  konser­lerde gördüğüm bir durum var. İlk albümden bu yana grubu   tanımış   insanlar geliyor,  bunlar 25 yaşın üstünde. Bir de 15-16 yaşında yeni albümle grubu tanımış insanlar geliyor. İki kuşak bir arada son konserimizde İstanbul İstanbul ve İşte Güneş’i hep beraber söylediler.

Dehşet: Peki bu ilgi gruba yeni katılan eleman­ları nasıl motive ediyor?

Cenk: Bir kere çok olumlu bir motivasyon oluy­or. Nasıl bir gruba geldiklerini anlamış oluyorlar.

Dehşet : Dinleyici kitlenize bir mesajınız var mı?

Cenk : Grubun çok oturmuş bir dinleyici kitlesi var. Onların dışında ulaşabildiğimiz her insan bizim için kardır. Dinleyicilerimiz grup olarak bizim ne yapmak istediğimizi biliyorlar. Bizim onları hiç satmayacağımızı bilirler.

Dehşet: Röportaj için teşekkürler.

Cenk : Ben de teşekkür ederim.

(Dehşetzine Fanzin – Röportaj)

http://kesmeseker.org/cihan/CT_Rop_Dehsetzine.pdf

Bir Cevap Yazın

Dehşetzine Röportajı / 1998

Dehşet: Kesmeşeker ”insülin” albümüne gelene kadar birçok eleman değişikliği yaptı. Bunun nedeni neydi?

Cenk : Kesmeşeker’den atılan eleman yoktur. Türkiye’deki hayat şartlarından dolayı kimisi askere gitti, kimisi de evi geçindirmek zorunda kaldı.

Dehşet : Eleman değişiklikleri Kesmeşeker’in özünü etkiledi mi?

Cenk : Söz ve müzikler bana ait olduğu ve vokali de ben yaptığım için özü aynı kaldı. Tek zorluk gruba yeni gelen isimlere grubun felsefesini anlatmak ve dinleyicilerle olan ilişkisini anlatmak.

Dehşet : “‘İnsülin” albümü dinleyicilerinize ilaç gibi gelebilir ama grubu yeni keşfetmiş insanlar albüm­den nasıl etkilenecek?

Cenk : Bu albümü keşfeden insanların geriye dönüp diğer albümleri elemeleri gerekiyor. Kesmeşeker bir albümle benimsenecek bir grup değil.

Dehşet : Albümde ilk dikkati çeken parçalar ‘İşte Güneş” ve “Henüz Onlar Bunları Bilmiyor”. Parçaların oluşum süreci hakkında bilgi verir misiniz?

Cenk : İşte Güneş’i yarım saat kadar bir sürede oluşturdum. Bir anda geldi ve bir anda gelen parçalar çok iyi olur. Parçayı lise yıllarından feis olarak yazdım. Gelen mektuplarda, özellikle iğrenci kesimi parçayı benimsemiş durumda. Henüz Onlar Bunları Bilmiyor adlı parçayı da 1996 yılında yaptım. Biraz ters zamanlanma geldiği için böyle olum­suz çıktı. Yazılışı olumsuz ama müzik içeriğinde yaşama sevinci varolan bir parça.

Dehşet : Albümün genelinde protest bir yak­laşım var. Ama bunu veriş şekliniz çok sakin. Sözlerinizi müzikle orantıda yapıyorsunuz..

Cenk : İnsülin albümü bizim en protest albümümüz oldu. Biz içsel acılardan yola çıkarak bir genele varmak istiyoruz. Çünkü herkes aynı acılan çekiyor ama biz dile getirebildiğimiz için şanslıyız.

Dehşet : Acıların Kralı biraz arabesk bir isim değil mi?

Cenk : Evet öyle, ama bizimkisi bir çelişkiyi veriyor. Yani biz acıların çocuğu değil, acıların kralıyız. Krallığa dikkat çekiyoruz.

Dehşet : Çok sert bir albüm düşünüyor musunuz?

Cenk : Gitaristimiz Can ALPER çok sert soundların adamıdır. Ama biz onları Kesmeşeker potansiyeli içinde eritiyoruz. Daha heavy soundlara değil de daha modern soundlara veriyoruz. İlk albümdeki S.O.S ve Gerçekten Özleyince Kesmeşeker’in tarzım yansıtan parçalardır. Modem rocktır.

Dehşet: Bar veya konser projeniz var mı?

Cenk : İstanbul’da iki konserimiz oldu. Bar olarak da Peyote Bar’da çıkıyoruz. Mayıs ayında devamlı konser olacak.

Dehşet : Piyasada birçok rock grubu var. Onlar arasında kendinizi nerede görüyorsunuz?

Cenk : Grupların arasında rütbe farkı var. Kesmeşeker’i 8 seneden ve 4 albümden sonra kıdemli bir grup olarak görebiliriz. Düzenli olarak her iki senede bir albüm yaptık. Nedeni de, 3 sene albüm yapmazsan bir lise dönemini kaçırmış oluyorsun. İnsanlarla bağlarımızı sıkı tutuyoruz.

Dehşet : Bu albümde Kesmeşeker’i daha olgun gördüm. Bu albüme ”bir olgunluk dönemi albümü” diye­bilir miyiz?

Cenk : Evet bu albümde Kesmeşeker’in olgun­luk dönemine girişi olarak görüyorum. Bizim amacımız 20 senelik bir grup olmak. Devamlı albüm yapabilmek. Bundan somaki albümün şarkılarını hazırlamaya başladık. 2000 senesinde çıkarmayı düşünüyoruz. Grup olarak sözel ağırlığımız devam edecek. Müzik olarak çok beklenmedik şeyler yapabiliriz. Rock çok özgür bir müzik. Dinleyicilerin de bağnaz olmaması gerekiyor.

Dehşet : Eski  albümlerinizdeki şarkıların hala radyo ve TV’de ilgi görmesi hakkında ne düşünüyorsun?

Cenk  :  Bu zamana karşı direndiğimizi ve yeni kuşaklara ulaşabildiğimizi gösteriyor.   Son  konser­lerde gördüğüm bir durum var. İlk albümden bu yana grubu   tanımış   insanlar geliyor,  bunlar 25 yaşın üstünde. Bir de 15-16 yaşında yeni albümle grubu tanımış insanlar geliyor. İki kuşak bir arada son konserimizde İstanbul İstanbul ve İşte Güneş’i hep beraber söylediler.

Dehşet: Peki bu ilgi gruba yeni katılan eleman­ları nasıl motive ediyor?

Cenk: Bir kere çok olumlu bir motivasyon oluy­or. Nasıl bir gruba geldiklerini anlamış oluyorlar.

Dehşet : Dinleyici kitlenize bir mesajınız var mı?

Cenk : Grubun çok oturmuş bir dinleyici kitlesi var. Onların dışında ulaşabildiğimiz her insan bizim için kardır. Dinleyicilerimiz grup olarak bizim ne yapmak istediğimizi biliyorlar. Bizim onları hiç satmayacağımızı bilirler.

Dehşet: Röportaj için teşekkürler.

Cenk : Ben de teşekkür ederim.

(Dehşetzine Fanzin – Röportaj)

http://kesmeseker.org/cihan/CT_Rop_Dehsetzine.pdf

Bir Cevap Yazın

Top