Konum
Anasayfa > multimedya > Röportajlar > ”Denize bakmak iyidir her zaman” / Mart 2005

”Denize bakmak iyidir her zaman” / Mart 2005

Serkan Beyde / Şehir Rock

Saat sekiz buçuk civarlarında Cenk Taner’i aradım ve ufaktan ufaktan başladım soruları sormaya. Kendisi usanmadan bir saate yakın bizim sorularımızı yanıtladı . Yanıtsız soru kalmadı! Son albüm Kum’dan, geçmişe; rock müzikten, ülke sorunlarına herşey..

İlk olarak albümden başlayalım istersen. Albümü nasıl değerlendiriyorsun?

-İyi değerlendiriyorum aslında. Profesyonel bir çalışma oldu. Çalımıyla profesyonel oldu. iyi oldu işte.

”Tek kişiyim ben hala” çok sade ve akustik bir çalışma ve bana ”İzin vermedi Yalnızlık” albümünün dönemini anımsatıyor. Bu şarkı o zamana mı ait? Böyle bir ilişki kurabilir miyiz?

-Tabi kurabilirsin. O zamana ait değil, daha sonra yazdım ama o zaman ait değil. Benzer bir şarkı, o dönemi çağrıştırabilir. Sonuçta bütün şarkıları ben yazdığım için aynı tema oluyor.

Kesmeşeker albümlerini sıraya koyduğunda ”Kum” nasıl bir yere sahip?

-”Kum” bazı şeylerin çok açığa çıktığı bir albüm. Bir kere tek adam grubu olduğu için Kesmeşeker, bu albüm tescillendi.

MŞŞ(Mehmet Şenol Şişli) ve Kaan Altan’ın grupta çalması nasıl oldu?

-Kayıtta kadro başkaydı. Eski elemanların kimi askere gitti, kimi gidecek zaten. Daha sonra telefonlaştım hepsi geldi. Tabi grubun güçlü bir kadrosu olmuş oldu.

”Kum” Demirhan Baylan’ın ilk prodüktörlük deneyimi .

-Zaten Demirhan Amerika’da bu işi okudu ve bence çokta başarılı çıktı.

Şarkılarınızda ilk dönemlerinize göre politiklik söz konusu değil. ”Feridun Amca” ve ”İşte Güneş”te politikliğe yöneliş söz konusu. Bu duruma bakış açın nasıl?

-Politiklik var. Bu albümde ”Eyalet çocukları” var. Herkes açık politik söz istiyor. Bizim hep aralardadır mesajlarımız .

Kadıköy sound’u nasıl tanımlıyorsun?

-O insanların bize yakıştırdığı şeydir. Dolayısıyla içini de insanlar dolduracak.

Cenk Taner hep yalnızlık ve hüzüne dair şerkılar yazıyor. Yani daha sadelik söz konusu şarkılarında. Hiç bilinenden farklı yaptığın şarkıların var mı, yani albüme koymadıkların falan.

-Ben yazıp depolayan bir adam değilim yani. Yazdığımı albüme koyuyorum. Tabi bazen oluyor da.

Yanılmıyorsam İzmit/Değirmendere’de yaşıyordun önceleri. Değirmendere şarkıların için önemli bir yere sahip mi? Burada yaşadıklarının şarkılarına eğilimi nasıl?

-Var tabi. Solo albümde direk orayla ilgili yazdığım şarkı vardı. Denize bakınca büyünce o tip şeyler oluyor. Denize bakmak iyidir her zaman.

Geçmişten şimdiye Türk Rock’ına nasıl bakıyorsun?

-Şimdiden geçmişe bakıyorum. Topluyor yavaş yavaş kendini. Rock moda oldu zaten. Birkaç sene sonra belli olur.

Sence bir rocker nasıl olmalıdır? Malum hepimizin kafasında hep bir maceracı ruh, biraz serseri fakat intellektüel bir tip oluşuyor. Oysa çevrtemize şöyle bir bakhtımızda gördüğümüz manzaranın bundan çok farklı oldunu fark ediyoruz. Öyleyse gerçek bir rocker nasıl olmalıdır?

-Yani gerçek bir rocker insanlık meselesi tabi. Rocker, poper… Etki tepki, meselesidir. Kafası çalışan insanlar bir şeyleri anlar; neyi dinleyeceğini biliyorlar. Dolayısıyla rockerlık meselesi kıyafetle olacak iş değil, özgürlük ile alakalı .

Kesmeşeker genel tavır olarak hep kendi halinde, birazda içine kapanık bir grup olmuştu. Bu kapanık haliyle Kesmeşeker günümüz Türkiye’sine nasıl bakıyor? Onun için Türkiye’nin yeri nedir?

-Gelişmeleri takip ediyorum. Piyasa şartları dışında önemli bir grup oldu. Tabi bu grup için zor bir durum, özellikle bir rock grubu için. Ama biz bu durumdan şikayetçi değiliz .

Grupça hiç unutamadığınız anılarınız var mı? İlk olarak ”kesmeşeker” isminin nerden geldiğini sorayım isterseniz. :p bunun gibi sizde yer eden anılarınız var mı?

-Bir sürü anı var aslında. Kesmeşeker ismi belli bir yerden oluşmadı.

Kesmeşeker günlük hayatta ne yapar? Sıradan insanlar gibi televizyon başında uyuklar mı mesela Kesmeşeker üyeleri? Ya da yağmurlu bir günde ellerine çay veya kahvelerini alıp evlerinin bir köşesinde sessizce kitaplarına gömülürler mi?

-Tabi canım. Yağmurlu günlerde alırsın çayını, açarsın müziğini, alırsın kitabını, açarsın telefonunu vs..

Sizi biraz geçmişe götürüp grubu ilk kurduğunuz dönemi hatırlatmak istiyorum, sizin içinde bir sakıncası yoksa. Malum Türkiye’de yaşıyoruz. Müzik adına, belli ayrıcalıklarınız yoksa albüm yapmak, müzik çalışmalarına devam etmek oldukça zahmetli, bazense imkansız bir hal alıyor. Kesmeşeker oluşmakta iken nasıl zorluklar çekti vakti evvelinde? Para sıkıntısı, düzgün bir stüdyo bulamama veya buna benzer şeyler?

-Tabi psikolojik durumla alakalı. Tamamen ruh haliyle ilgili. ”İnsulin”i yaparken sinirliydim fakat ”Kum”da değildim. Orada dediklerinin hepsi oldu. Birde plak şirketleri: ”rock mı?” Falan diyordu o zamanlar.

Eh amatörlük zamanlarınız çok gerilerde kaldı. Artık Türk Rock müziği içerisinde belli bir yer edindiniz. Fakat kimi gruplar var, amatörlük dönemini çoktan aşmış olmalarına rağmen albüm çıkartırken hala zorluk çekiyorlar. Gerek kendi çevreleri yüzünden gerekse de maddi durumları yüzünden. Sizde de böyle bir sorun var mı?

-Bizde yok. Albüm yaparken tabi. O ilk başta karşılaştığınız durumdur. Süreklilikle ilgili bu.

Kesmeşeker’in sade bir daimi üyesi oldu. O da Cenk Taner. Peki bu kadar üye değişiminin sebebi neydi? Diğer üyelerin Kesmeşeker’in müziği üzerinde hiçmi etkileri yoktu?

-Vardı tabi canım. Ben sonuçta serbest bıraktım adamları. Sonuçta ben diktatör değilim. Hayat şartları yüzünden.

Kesmeşeker’in ve Cenk Taner’in bundan sonraki projeleri nelerdir?

-Verebildiğimiz kadar çok konser vereceğiz bu yıl için. Birde kitabım çıktı onunla da ilgileniyoruz. Ayrıca 9 ili kapsayan bir turumuz var.

Yakın zamanda Kesmeşeker’i veya Cenk Taner’i sahne de görebilecek miyiz?

-Tabi. Kadıköy’de Rolvin, Perşembe geceleri 10-10.30 gibi. 9 Mart’ta yine Babylon’da. Daha sonra turumuz olacak, tarihi kesin değil.

Genellikle Müzisyenler için konserlerin ayrı bir yeri olur. Dinleyenleri ile bir arada, iletişim içinde olmak onarlın karşısında canlı canlı parçalarını dile getirmek.. Siz kendi konser performansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin için konserler ne ifade ediyor?

-Ya tabi bizim yaptığımız konser müziği. Yani orada dinleyenlerin coşkusunu, bütün şarkıları bilen insanlar.. Son kadrodan sonra daha coşkulu geçiyor konserler.

Dinleyenleriniz ile aranız nasıl? Yeterince destek oluyolar mı size? Ya da siz yeterince yakınmısınız onlara? Yokhsa belli bi mesafe mi koymayı tercih ediyorsunuz.. ?

-Yok canım; dünyada hiçbir grupta olmayan bir bağımız var belki.

Müzik hayatınıza damgasını vuran kimin konseriydi?

-Geçelim bu soruyu; yok. Çocukken Barış Manço konserini izlemiştim. O iyiydi. Efektler falan.

Kendiniz hakkında eklemek istediiniz herhangi bir şey var mı? Hani benim kaçırdığım bişiler fln?

-Genciz, haklıyız. Biz her zaman buradayız. Kesmeşeker’i takip edenler; 20 albümden önce biz bu işi bırakmıyoruz…

(05 Mart 2005)

 

Serkan Beyde / Şehir Rock

 

Bir Cevap Yazın

”Denize bakmak iyidir her zaman” / Mart 2005

Saat sekiz buçuk civarlarında Cenk Taner’i aradım ve ufaktan ufaktan başladım soruları sormaya. Kendisi usanmadan bir saate yakın bizim sorularımızı yanıtladı . Yanıtsız soru kalmadı! Son albüm Kum’dan, geçmişe; rock müzikten, ülke sorunlarına herşey..

İlk olarak albümden başlayalım istersen. Albümü nasıl değerlendiriyorsun?

-İyi değerlendiriyorum aslında. Profesyonel bir çalışma oldu. Çalımıyla profesyonel oldu. iyi oldu işte.

”Tek kişiyim ben hala” çok sade ve akustik bir çalışma ve bana ”İzin vermedi Yalnızlık” albümünün dönemini anımsatıyor. Bu şarkı o zamana mı ait? Böyle bir ilişki kurabilir miyiz?

-Tabi kurabilirsin. O zamana ait değil, daha sonra yazdım ama o zaman ait değil. Benzer bir şarkı, o dönemi çağrıştırabilir. Sonuçta bütün şarkıları ben yazdığım için aynı tema oluyor.

Kesmeşeker albümlerini sıraya koyduğunda ”Kum” nasıl bir yere sahip?

-”Kum” bazı şeylerin çok açığa çıktığı bir albüm. Bir kere tek adam grubu olduğu için Kesmeşeker, bu albüm tescillendi.

MŞŞ(Mehmet Şenol Şişli) ve Kaan Altan’ın grupta çalması nasıl oldu?

-Kayıtta kadro başkaydı. Eski elemanların kimi askere gitti, kimi gidecek zaten. Daha sonra telefonlaştım hepsi geldi. Tabi grubun güçlü bir kadrosu olmuş oldu.

”Kum” Demirhan Baylan’ın ilk prodüktörlük deneyimi .

-Zaten Demirhan Amerika’da bu işi okudu ve bence çokta başarılı çıktı.

Şarkılarınızda ilk dönemlerinize göre politiklik söz konusu değil. ”Feridun Amca” ve ”İşte Güneş”te politikliğe yöneliş söz konusu. Bu duruma bakış açın nasıl?

-Politiklik var. Bu albümde ”Eyalet çocukları” var. Herkes açık politik söz istiyor. Bizim hep aralardadır mesajlarımız .

Kadıköy sound’u nasıl tanımlıyorsun?

-O insanların bize yakıştırdığı şeydir. Dolayısıyla içini de insanlar dolduracak.

Cenk Taner hep yalnızlık ve hüzüne dair şerkılar yazıyor. Yani daha sadelik söz konusu şarkılarında. Hiç bilinenden farklı yaptığın şarkıların var mı, yani albüme koymadıkların falan.

-Ben yazıp depolayan bir adam değilim yani. Yazdığımı albüme koyuyorum. Tabi bazen oluyor da.

Yanılmıyorsam İzmit/Değirmendere’de yaşıyordun önceleri. Değirmendere şarkıların için önemli bir yere sahip mi? Burada yaşadıklarının şarkılarına eğilimi nasıl?

-Var tabi. Solo albümde direk orayla ilgili yazdığım şarkı vardı. Denize bakınca büyünce o tip şeyler oluyor. Denize bakmak iyidir her zaman.

Geçmişten şimdiye Türk Rock’ına nasıl bakıyorsun?

-Şimdiden geçmişe bakıyorum. Topluyor yavaş yavaş kendini. Rock moda oldu zaten. Birkaç sene sonra belli olur.

Sence bir rocker nasıl olmalıdır? Malum hepimizin kafasında hep bir maceracı ruh, biraz serseri fakat intellektüel bir tip oluşuyor. Oysa çevrtemize şöyle bir bakhtımızda gördüğümüz manzaranın bundan çok farklı oldunu fark ediyoruz. Öyleyse gerçek bir rocker nasıl olmalıdır?

-Yani gerçek bir rocker insanlık meselesi tabi. Rocker, poper… Etki tepki, meselesidir. Kafası çalışan insanlar bir şeyleri anlar; neyi dinleyeceğini biliyorlar. Dolayısıyla rockerlık meselesi kıyafetle olacak iş değil, özgürlük ile alakalı .

Kesmeşeker genel tavır olarak hep kendi halinde, birazda içine kapanık bir grup olmuştu. Bu kapanık haliyle Kesmeşeker günümüz Türkiye’sine nasıl bakıyor? Onun için Türkiye’nin yeri nedir?

-Gelişmeleri takip ediyorum. Piyasa şartları dışında önemli bir grup oldu. Tabi bu grup için zor bir durum, özellikle bir rock grubu için. Ama biz bu durumdan şikayetçi değiliz .

Grupça hiç unutamadığınız anılarınız var mı? İlk olarak ”kesmeşeker” isminin nerden geldiğini sorayım isterseniz. :p bunun gibi sizde yer eden anılarınız var mı?

-Bir sürü anı var aslında. Kesmeşeker ismi belli bir yerden oluşmadı.

Kesmeşeker günlük hayatta ne yapar? Sıradan insanlar gibi televizyon başında uyuklar mı mesela Kesmeşeker üyeleri? Ya da yağmurlu bir günde ellerine çay veya kahvelerini alıp evlerinin bir köşesinde sessizce kitaplarına gömülürler mi?

-Tabi canım. Yağmurlu günlerde alırsın çayını, açarsın müziğini, alırsın kitabını, açarsın telefonunu vs..

Sizi biraz geçmişe götürüp grubu ilk kurduğunuz dönemi hatırlatmak istiyorum, sizin içinde bir sakıncası yoksa. Malum Türkiye’de yaşıyoruz. Müzik adına, belli ayrıcalıklarınız yoksa albüm yapmak, müzik çalışmalarına devam etmek oldukça zahmetli, bazense imkansız bir hal alıyor. Kesmeşeker oluşmakta iken nasıl zorluklar çekti vakti evvelinde? Para sıkıntısı, düzgün bir stüdyo bulamama veya buna benzer şeyler?

-Tabi psikolojik durumla alakalı. Tamamen ruh haliyle ilgili. ”İnsulin”i yaparken sinirliydim fakat ”Kum”da değildim. Orada dediklerinin hepsi oldu. Birde plak şirketleri: ”rock mı?” Falan diyordu o zamanlar.

Eh amatörlük zamanlarınız çok gerilerde kaldı. Artık Türk Rock müziği içerisinde belli bir yer edindiniz. Fakat kimi gruplar var, amatörlük dönemini çoktan aşmış olmalarına rağmen albüm çıkartırken hala zorluk çekiyorlar. Gerek kendi çevreleri yüzünden gerekse de maddi durumları yüzünden. Sizde de böyle bir sorun var mı?

-Bizde yok. Albüm yaparken tabi. O ilk başta karşılaştığınız durumdur. Süreklilikle ilgili bu.

Kesmeşeker’in sade bir daimi üyesi oldu. O da Cenk Taner. Peki bu kadar üye değişiminin sebebi neydi? Diğer üyelerin Kesmeşeker’in müziği üzerinde hiçmi etkileri yoktu?

-Vardı tabi canım. Ben sonuçta serbest bıraktım adamları. Sonuçta ben diktatör değilim. Hayat şartları yüzünden.

Kesmeşeker’in ve Cenk Taner’in bundan sonraki projeleri nelerdir?

-Verebildiğimiz kadar çok konser vereceğiz bu yıl için. Birde kitabım çıktı onunla da ilgileniyoruz. Ayrıca 9 ili kapsayan bir turumuz var.

Yakın zamanda Kesmeşeker’i veya Cenk Taner’i sahne de görebilecek miyiz?

-Tabi. Kadıköy’de Rolvin, Perşembe geceleri 10-10.30 gibi. 9 Mart’ta yine Babylon’da. Daha sonra turumuz olacak, tarihi kesin değil.

Genellikle Müzisyenler için konserlerin ayrı bir yeri olur. Dinleyenleri ile bir arada, iletişim içinde olmak onarlın karşısında canlı canlı parçalarını dile getirmek.. Siz kendi konser performansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin için konserler ne ifade ediyor?

-Ya tabi bizim yaptığımız konser müziği. Yani orada dinleyenlerin coşkusunu, bütün şarkıları bilen insanlar.. Son kadrodan sonra daha coşkulu geçiyor konserler.

Dinleyenleriniz ile aranız nasıl? Yeterince destek oluyolar mı size? Ya da siz yeterince yakınmısınız onlara? Yokhsa belli bi mesafe mi koymayı tercih ediyorsunuz.. ?

-Yok canım; dünyada hiçbir grupta olmayan bir bağımız var belki.

Müzik hayatınıza damgasını vuran kimin konseriydi?

-Geçelim bu soruyu; yok. Çocukken Barış Manço konserini izlemiştim. O iyiydi. Efektler falan.

Kendiniz hakkında eklemek istediiniz herhangi bir şey var mı? Hani benim kaçırdığım bişiler fln?

-Genciz, haklıyız. Biz her zaman buradayız. Kesmeşeker’i takip edenler; 20 albümden önce biz bu işi bırakmıyoruz…

(05 Mart 2005)

 

Bir Cevap Yazın

Top